
Her erkek sevdiği kadınlar kadardır. Ne bir gram eksik, ne bir gram fazla! Hepsi hepsi, sevdiğin kadınların toplamısındır, o kadar. Her kadın, yedeğinde bambaşka bir dünya taşır. Gerçi o dünyanın çok azını gösterir sana. Küçücük bir parçasını bırakır, terk edip de giderken. Parçaları tamamlayabilirsen, hiçkimsenin bilmediği, hiçkimsenin farkında bile olmadığı bambaşka bir dünyan olur. Ve o dünyanın tek sahibi, tek kahramanı olmanın keyfini sürersin. Ta ki başka bir kadın, ellerini kollarına sallaya sallaya, özenle yarattığın o dünyaya girene kadar. Elbette o da kendi dünyasını getirmiştir yanında ve küçücük bir parçasını sana uzatır. Onu da alıp kendi dünyana eklediğinde, dünyan, o eski dünya değildir artık. Yenilenmiş, farklılaşmış, laf aramızda eskisinden biraz daha çılgın, ama ama biraz daha tehlikeli olmuştur. O yüzden her kadın, her erkeğin dünyasını değiştirme gücüne sahiptir. Ha, bu gücü kullanır ya da kullanmaz; o bizim bileceğimiz iş değil. Sözünü ettiğim, insanın hayatına keskin bir kılıç gibi ani, bir o kadar da acıtarak giren; çıkarken de şarıl şarıl kanatan kadınlar, yani sevgililer değil sadece. İstisnasız bütün kadınlardan söz ediyorum. Tanıdığımız, karşılaştığımız, öyle ya da böyle hayatımıza giren, bizi bir şekilde bütün kadınlardan. Hepsinin hayatımızı etkileme, bizim dünyamızı oluşturma gücü var. Az ya da çok, bizde payı var hepsinin. İlle de sevgilimiz, annemiz ya da anneannemiz olmasına da gerek yok. Hiç tanımadığımız, şöyle oturup iki muhabbet bile etmediğimiz, hatta yüzünü bile görmediğimiz kadınlar, yeri gelir, tam ortasından girerler dünyamıza. Kendimize yeni bir dünya yaratmamıza neden olurlar. Hatta, dünyamızın asıl sahibi olur çıkarlar!
Bu yazıyı yazarken kendimi de tarttım, ölçtüm. Baktım ki; sevdiğim kadınlar kadarım. Sevdiğim kadınların toplamıyım sadece.
1 yorum:
başarılı bir tez....
Yorum Gönder