28.02.2009

55 Quaresma 55

Hamd Olsun

"İstanbul’dan Amsterdam'a giden THY uçağı, inişe geçtiği sırada tarlaya düştü. Kazada 3'ü mürettebat, 9 kişi yaşamını yitirdi."

“Hamdolsun hiçbir yolcunun burnu bile kanamamıştır”

İzin günü olmasına rağmen çalışırken ölen tersane işçisi için, Ulaştırma Bakanı "biz de çalışıyoruz, kriz var, elbette çalışacak" dedi.

TÜRK Hava Yolları Teknik, teslim işlemleri alıcı şirketin diretmeleri nedeniyle uzayan 11 adet RJ100 yolcu uçağından sonuncusunu deve keserek iade etti. Süslenerek Atatürk Havalimanı’nda THY Teknik Hangarı’nın önüne getirilen deve, apronda kesildi.


"Vergisini ödeyip vatandaşlık sorumluluğunun bittiğini sananlar paralarıyla bu vatandaşın mağduriyetini telafi edeceklerini zannediyorlar. Bu millet satılık değil bunu bilsinler. Böyle küfürle, ahlaksızlıkla bezenmiş oluşumlar gençlerin gelisimine ve toplumun ahlaki yapılarının oluşumuna zarar veriyorlar bunu umursamıyorlar. Sonra da mahkeme onları kapatınca utanmadan hesap sormaya kalkıyorlar. Bu siteler toplum için birer utançtır. Mahkeme kapamasaydı ben gider kapılarına dayanır kapatırdım. Benim üç çocuğum var. Bu siteler çocuklarımıza en körpe çağlarında küfretmeyi, cinselliği, şiddeti ögretiyor. Ben bu siteler yüzünden kendi çocuklarıma internete girmeyi yasakladım. Biz çocuklarımızı bu kavramlardan uzak parıl parıl gençler olarak yetiştirebilecekken yavrucaklarımız toplumun bu tortularını örnek almak zorunda kalıyor. Bu siteler insanımızı zehirliyor. Bunlari tümden kapatmak yetmez, sahiplerini de cezalandırmak gerekir..."


Yasadışı telefon dinleme iddialarını yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Yanlış, yasal olmayan bir işiniz yoksa dinlenmekten korkmayın. Dinlenmek istemiyorsanız konuşmayın” dedi.


"Olay arkasından hemen çıkıp "Ölüm yok, kayıp yok," diye açıklama yapmak çok acı. Çok acı bu kafaların arkasında durabilmek, çok acı bu kafaları savunabilmek..." - Trofolo

Sen Ağladın, Ben Anlamadım...


                        tükürelim hadi ister misin
                  birlikte sevdiğimiz her şeye
                   aşkın suratına da tükürelim
                  dağınık yatağımıza
                           suskunluğumuza ve mırıldandığımız sözcüklere
                             yıldızlara, hani senin
                         gözlerin gibi olmuştu ya
                           güneşe de, hani olmuştu ya
                          dişlerin
                         sonsuzluğa da, olmuştu ya
                         ağzın
                         ve bizim aşkımıza da tükürelim
                           olmuştu ya
                             senin aşkın
                               hadi gel tükürelim

                                                     Louis Aragon

23.02.2009

There Will Be Blood


Otobüse binip en arkaya oturmuştuk ki, 5 oldu dediler. 102 dakika kar altında hareketsiz kalmaktan donan ayak parmaklarım ısındı birden. Camdan dışarı baktım, hala olduğumuz yerde duruyorduk. Motor çalışmıyordu ki zaten... Dizüstünü açtım, Call Of Duty 4 Singleplayer yazan kutucuğu tıkladım. Cem, "Oğlum niye açtın ki şimdi onu," dedi. "Dur," dedim, "işim var."

... Sağdan gelen bir patlama sesiyle irkildim. Meira bir el bombası sallamıştı, şimdi de hurda bir arabayı kendine siper ederek üzerime ateş açıyordu... Hemen yere yattım ve o tarafa doğru bir el bombası da ben salladım. Patlama sesi çığlık seslerine karıştı, saklandığım yerden çıkıp ateş etmeye başladım. Bacağı kopan Meira yere kapaklandı, ama arkadan gelen Ümit Karan ve Sabri çıldırmış bir şekilde üzerime koşarak bana doğru ateş açtılar. Kendimi zar zor bir duvarın arkasına attım. Başımı biraz çıkardığımda, onlara Skibbe, Mehmet Güven ve Volkan Yaman'ın katılmış olduklarını gördüm. Avazım çıktığı kadar bağırarak acıyla soluma döndüm. Omzuma bir mermi saplanmıştı, açtığı delikten oluk oluk kan akıyordu. Artık dayanamıyordum, sayıları baş edebileceğimden çok fazlaydı. Sonra her yer karardı ...

Şarj bitmişti.

22.02.2009

Sevdiğim Kadınlar Kadarım


Her erkek sevdiği kadınlar kadardır. Ne bir gram eksik, ne bir gram fazla! Hepsi hepsi, sevdiğin kadınların toplamısındır, o kadar. Her kadın, yedeğinde bambaşka bir dünya taşır. Gerçi o dünyanın çok azını gösterir sana. Küçücük bir parçasını bırakır, terk edip de giderken. Parçaları tamamlayabilirsen, hiçkimsenin bilmediği, hiçkimsenin farkında bile olmadığı bambaşka bir dünyan olur. Ve o dünyanın tek sahibi, tek kahramanı olmanın keyfini sürersin. Ta ki başka bir kadın, ellerini kollarına sallaya sallaya, özenle yarattığın o dünyaya girene kadar. Elbette o da kendi dünyasını getirmiştir yanında ve küçücük bir parçasını sana uzatır. Onu da alıp kendi dünyana eklediğinde, dünyan, o eski dünya değildir artık. Yenilenmiş, farklılaşmış, laf aramızda eskisinden biraz daha çılgın, ama ama biraz daha tehlikeli olmuştur. O yüzden her kadın, her erkeğin dünyasını değiştirme gücüne sahiptir. Ha, bu gücü kullanır ya da kullanmaz; o bizim bileceğimiz iş değil. Sözünü ettiğim, insanın hayatına keskin bir kılıç gibi ani, bir o kadar da acıtarak giren; çıkarken de şarıl şarıl kanatan kadınlar, yani sevgililer değil sadece. İstisnasız bütün kadınlardan söz ediyorum. Tanıdığımız, karşılaştığımız, öyle ya da böyle hayatımıza giren, bizi bir şekilde bütün kadınlardan. Hepsinin hayatımızı etkileme, bizim dünyamızı oluşturma gücü var. Az ya da çok, bizde payı var hepsinin. İlle de sevgilimiz, annemiz ya da anneannemiz olmasına da gerek yok. Hiç tanımadığımız, şöyle oturup iki muhabbet bile etmediğimiz, hatta yüzünü bile görmediğimiz kadınlar, yeri gelir, tam ortasından girerler dünyamıza. Kendimize yeni bir dünya yaratmamıza neden olurlar. Hatta, dünyamızın asıl sahibi olur çıkarlar!

Bu yazıyı yazarken kendimi de tarttım, ölçtüm. Baktım ki; sevdiğim kadınlar kadarım. Sevdiğim kadınların toplamıyım sadece.

21.02.2009

CM Okazyons



CM Okazyons serisine -evet, bir seri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor- isim şakaları, kelime oyunlarıyla başlayalım istedim. Aha üstteki screenshot gibi. Takımdaki oyuncuların antrenmanlara akşamdan kalma ve uykusuz gelmeleri üzerine araştırma yapan Bognor Regis yöneticileri, sorunun kaynağını bulmuşlar. Ertesi gün kovdular Jack'i... Babası da buna "Lahov daha 16 yaşında bacak kadar boyunlan tüm takımı sarhoş ediyormuşsun, viski içip alem yapıyormuşsun," diye dalmış bir güzel zaten...

Taraftar nasıl çağırıyordur acaba... Wanking Leon deseler yanlış anlaşılır, sadece King diyor olabilirler, TV'de de spikerin eli ayağına dolaşabilir yoksa...


Bu adam var ya bu adam, her takıma lazım. Herkesin takımında bulunması gereken, çok önemli bir oyuncu. Değilse "Değil" deyin... "Önemsiz" deyin, "Bizim takımda ihtiyaç yok" deyin, ama var... Ünlü bir şairin dediği gibi: 
Kanlan, dünyaya condom
Herkese condom
Eline beline, cebine condom

19.02.2009

I'm Not A Radio




I'm not a radio
From: Mehmet Gözetlik

Would You or Not?


Dün maçı izliyoruz, eller cipsli, çevrede boş şişeler, bir şutundan sonra, "Şu Gourcuff da harbi çok yakışıklı adam," dedim. Yılmaz'ın eli ayağı dolaştı. "Bilmem"ler, "Hiç o gözle bakmamıştım"lar havada uçuştu, sonra da biraya gömüldü arkadaş... Yorum yapmaktan korktu adam yaa, oğlum "Evet" desen ne olacak, kahvede adın mı çıkacak? "Bak bak, laleler geliyor" diyecekler sanıyor heralde, homofobik herif, rahatsız oldu resmen. Yakışıklı adam ulan işte! Kızlara da selam ederim, rövanşı izlemek için bir nedenleri var artık!

For The 15th Time

God Pressed CTRL+C

          Neil Patrick Harris          vs.       Christopher Madderson


Chris How I Met Your Mother'ın bir bölümünde Barney Stinson'ı oynasın, farkeden olursa şerefsizim... Birazdan 'Clone-Five' yapacak diye korkuyorum. Chris, you are awesome too!

CM Ad

18.02.2009

Kayıt #456




Burada, olduğum yerde artık zaman yok, tarih yok, gece-gündüz yok, herşeyden de kötüsü artık o tanıdık elektronik ses de yok. Burada, evimden çok uzakta, tek hissedebildiğim şey sıcak ve soğuk -geçen günlerin tek habercisi-... Gerçi burada gün diye bir kavram var mı orası da bir muamma. Artık enerjimiz bitmek üzere... Benim de, gemimin de... O tanıdık sesi duymak için son bir umut, sığınağa ulaşabilmek için son bir çaba...

Houston ben Apollo beni duyuyor musun?